Teknolojik Minimalizm ya da Sosyal Medyadan Neden Uzaklaştım?

Minimalism

Photo by Will Porada on Unsplash

Bu yazıyı yazmayı planlarken, yazmaya başlarken ve bitirirken anlatmak istediğim konu açıkçası devamlı farklı bir yöne doğru evrildi. Yazıyı kurgularken başta daha çok sosyal medyayı bırakma sebeplerimden bahsedecektim ancak yazmaya devam ettikçe aslında daha geniş bir kavrama değindiğimi fark ettim. Başlığı da bu yüzden cümle yapısı benzediği için Stanley Kubrick’in çok sevdiğim Dr. Strangelove or How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb filmine atıfta bulunmaya çalışarak koydum. Tavsiye ederim, soğuk savaş dönemini kara mizahla anlatan çok değerli bir kült film.

Tam tarihi hatırlamasam da yaklaşık 8 ay önce popüler sosyal medya platformlarındaki tüm hesaplarımı dondurdum. Bu kararı almama zemin hazırlayan birkaç noktayı sizinle paylaşmadan önce teknolojiyle olan yakın geçmişimi özetlemek istiyorum.

Okumaya devam et Teknolojik Minimalizm ya da Sosyal Medyadan Neden Uzaklaştım?

Yenice’de Bir Hafta Sonu Kampı

“In a well-ordered universe, camping would take place indoors.” -Morgan Matson

Kamp yapmak ve doğayla iç içe olmak için doğru adres

Kasım ayının ilk hafta sonunda Özyeğin Üniversitesi Doğa Sporları Kulübü olarak Karabük’ün Yenice ilçesine kamp yapmaya gittik. Kulüpçe gerçekleştirdiğimiz ve ekip olarak çok zevk aldığımız bu etkinlikten tüm katılımcıların da aynı zevki yaşamasını birincil gözden görmek bizleri çok memnun etti.

Okumaya devam et Yenice’de Bir Hafta Sonu Kampı

Tatlı Yemeyi Nasıl Bıraktım?

“Life is short, have dessert first.” Joan Smith

Ya da o beni nasıl bıraktı?

Sade bir bireyin gıda tüketimi üzerine kişisel bir değerlendirme

Baştan söyleyeyim sebebi Canan Karatay değil, hayır! Şükür ki diyabet hastası da değilim. Ancak sorunun cevabını açıklamadan önce geçmişimi incelemekte fayda var. Beni yakından tanıyanlar bilir, fazlaca iştahlı biriyimdir. Kendimi bildiğimden beri böyleyim. Ama esas sebebi, beş yaşında geçirdiğim bademcik ve geniz eti ameliyatının bana etkisi. Bademciğim varken devamlı hasta olan, tıfıl ve güçsüz bir çocuktum. Ameliyat sırasında alınması sebebiyle iştahım çok açıldı ve yıldan yıla vücut kütle endeksi grafiğimde büyük bir yükseliş oldu. İlkokul boyunca “şişko” benzeri lakaplar tarafıma çokça takıldı. Sonrasında biraz daha bilinçlendim, kendimi bazı noktalarda durdurmaya çalıştım. Büyük bir diyet aklınıza getirmeyin, sadece ekmeği akşam yemeğinde yemeyi kestim.

Okumaya devam et Tatlı Yemeyi Nasıl Bıraktım?

Bizim Katilimiz Olmayın!

Christian Jean Auguste Niaffe

Christian Jean Auguste Niaffe. 40 ülke gezmiş bir bisikletçi. Fransa’dan geldiği Türkiye’de, emniyet şeridinden gitmesine rağmen virajda arkadan çarpan bir arabanın sonucu katledilmiş biri. Motorlu faşizmin bir başka kurbanı. Katili sadece araç sürücüsü mü? HAYIR!

Katili, hiçbir şeyi doğru düzgün öğretemeyen sürücü kursları, onları denetleyen ve bisikletle ilgili hiçbir teorik ve pratik eğitim vermeyen Milli Eğitim Bakanlığı, sürücüye ehliyet veren emniyet mensupları, iki kuruş parası olana taşıt kredisi veren bankalar, bisiklet farkındalığı oluşturmayan belediyeler, hükümetler… Öyle sahil yoluna ve mahalle aralarına birkaç km bisiklet yolu yapmakla, sahneye çıkıp “Bisiklet sporu çok çok farklı bir spor.” demekle olacak işler değil. Eğitimden başlayarak tüm altyapısal alanlarda bisiklet odaklı dönüşümün gerçekleşmesi şart.

Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde, bir otomobilin virajda arkadan çarptığı Fransız bisikletçi 59 yaşındaki Christian Jean Auguste Niaffe yaşamını yitirdi.

Ve sözüm size hanımlar beyler. Yolda bisikletli görüyorsanız yavaşlayın, korna çalmayın, selektör yapmayın. İki dakika kazanacağım diye sıkıştırmayın, gerektiğinde yol verin. Her gün belki onlarca kaza atlatıyoruz. Ama yine de bunun için mücadele ediyoruz.

Sizden rica ediyorum bizim katilimiz olmayın!


Bu yazı ilk olarak medium blogumda yayınlanmıştır.