Alışkanlıkların Gücü ve Rutine Övgü

Yine bir Pazar sabahına gözlerini açtın. Ağzında dün gece içtiğin paket paket sigaranın dayanılmaz kokusu, midende kadeh kadeh içtiğin şarabın ağırlığı ve başında dehidrasyon sebebiyle oluşmuş şiddetli ağrı… Evet yine dün geceden kalmaydın. Yanı başında 53. kez ertelediğin telefonunun saatine baktın ve gözlerin daha da açıldı. Sabah değil, öğlen olmuştu bile.

Okumaya devam et Alışkanlıkların Gücü ve Rutine Övgü

Bizim Büyük Çaresizliğimiz: İngilizce Konuşmak

Sizi bilmiyorum ama günden güne yıllardır geliştirmekte olduğum İngilizce bilgimin köreldiğini hissediyorum. Sebebi aslında çok bariz: Konuşmamak.

İlk İngilizce dersimi (1’den 10’a kadar saymak) ana sınıfında görmüş şanslı bir öğrenci olarak bu durum oldukça sinirimi bozuyor. Günümüzde artık İngilizce bilmediğin veya bilip de konuşamadığın zaman ayıplandığın bir dönemde; bin bir emek verip türlü zorluklarla ve sınırlı imkanlarla öğrendiğin bir yabancı dili, neredeyse hiç kullanmamak haliyle insanı üzüyor.

Okumaya devam et Bizim Büyük Çaresizliğimiz: İngilizce Konuşmak

2019’da Okuduğum 52 Kitap

Son iki senedir düzenli kitap okumaya özellikle dikkat ediyorum. Bu düzeni oturtmak kolay olmadı ama daha önce de paylaştığım bir yazımda, okuduğum kitapları bir excel dokümanında takip ediyor olmam beni hem daha fazla okumaya teşvik etti hem de okuduklarımla ilgili geriye dönük düşünmeme sevk etti. Bu sene her fırsat bulduğumda evde, kafede, kütüphanede, serviste, toplu taşımada, uçakta, tatilde hatta yürürken (bunu tavsiye etmiyorum) bile okudum. Özellikle geçen sene sosyal medyayı kullanmayı tamamen olmasa da (hala burada yazdığım için) yüksek oranda sonlandırdığım, dizi takip etmeyi bıraktığım, filmlere ayırdığım vakti minimuma indirdiğim ve müzik dinlemeyi bir hayli azalttığım için geri kalan zamanlarda bolca kitap ve makale okuma fırsatım oldu. Bununla birlikte kitaplara ayırdığım bütçe ile bir yurt içi tatilinden feragat etmiş oldum.

Okumaya devam et 2019’da Okuduğum 52 Kitap

Sahi, Ne İçin Koşuyoruz?

Havada durdum şahitlerim var!
2. MarmaRun Koşusu, İstanbul ’19

Spor bana çocukluk yıllarımda hep anlamsız bir uğraş gibi gelmekteydi. Bu sebeple hiçbir zaman fanatik bir taraftar olamadım. Babam sebebiyle sözde Fenerbahçeliydim ama ilk onbiri say deseler sayamazdım. Liseye giriş sınavı döneminde futbolu tamamen hayatımdan uzaklaştırdım ve takım tutmayı bıraktım. Hangi takımlısın diye gelen sorulara da yıllarca “Takım tutmuyorum.” dedim. Sanki annesine küfretmişim gibi tepkiler aldım bazılarından. Ne de olsa bir Türk erkeği elbette bir takım tutmalıydı. Mümkünse de üç büyükleri!

Okumaya devam et Sahi, Ne İçin Koşuyoruz?

25 Yaşına Kadar Hayatın Bana Öğrettiği 25 Ders

Evolution of Berk
Evolution of Berk

Siz bilmiyorsunuz belki ama hayatımın en huzurlu dönemini yaşıyorum. Hayır, hayır şaka yapmıyorum. Gerçekten aşırı mutlu ve huzurluyum. Neden diye sorarsanız hiçbir sebebi yok. Neden olmayım ki zaten? Huzur ve mutluluğun nedeni mi olur?

Ben ne gördüm ki huzursuz olayım?

Ne elime geçmedi ki tatminsiz olayım?

Ne yaşadım ki isyankar olayım?

Ne haddime benim yaşamı, sevmiyor olmam?

Okumaya devam et 25 Yaşına Kadar Hayatın Bana Öğrettiği 25 Ders

Tebrikler, mezunsun! Peki, şimdi ne olacak?

1 - Graduation-me
Özyeğin Üniversitesi 2018 Mezuniyet Törenindeyken ben

Üniversitenin son dönemindesin ve tüm dersleri tamamladın. Son finallerini de başarıyla bitirdin. Zorunlu stajlar, bitirme projesi, bitirme tezi ve bitirme sunumu da geride kaldı. Okulu bitirmek için mi yoksa seni bitirmek için mi tüm bunlar diye düşündün durdun. Komitelerden, kurullardan ve jürilerden de alnının akıyla çıktın. Sabaha kadar çalışarak uykusuz geçirdiğin geceler sonucunda hayatından eksilecek saniyelerin çoğu zaman farkında değildin ama başka bir seçeneğin de zaten yoktu. Neyseki bütün kredilerini tamamladın. Şaka maka sen de mezun oluyorsun. Gökyüzüne bir kep de sen fırlatacaksın artık. Ne de olsa haklı olarak hak ettin bu gururu yaşamayı. Okumaya devam et Tebrikler, mezunsun! Peki, şimdi ne olacak?

Teknolojik Minimalizm ya da Sosyal Medyadan Neden Uzaklaştım?

Minimalism

Photo by Will Porada on Unsplash

Bu yazıyı yazmayı planlarken, yazmaya başlarken ve bitirirken anlatmak istediğim konu açıkçası devamlı farklı bir yöne doğru evrildi. Yazıyı kurgularken başta daha çok sosyal medyayı bırakma sebeplerimden bahsedecektim ancak yazmaya devam ettikçe aslında daha geniş bir kavrama değindiğimi fark ettim. Başlığı da bu yüzden cümle yapısı benzediği için Stanley Kubrick’in çok sevdiğim Dr. Strangelove or How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb filmine atıfta bulunmaya çalışarak koydum. Tavsiye ederim, soğuk savaş dönemini kara mizahla anlatan çok değerli bir kült film.

Tam tarihi hatırlamasam da yaklaşık 8 ay önce popüler sosyal medya platformlarındaki tüm hesaplarımı dondurdum. Bu kararı almama zemin hazırlayan birkaç noktayı sizinle paylaşmadan önce teknolojiyle olan yakın geçmişimi özetlemek istiyorum.

Okumaya devam et Teknolojik Minimalizm ya da Sosyal Medyadan Neden Uzaklaştım?