Çıkarım Sanatı mı? O da ne?

Sherlock Holmes’u bilirsiniz. Hani attığı bir bakışla saniyeler içinde yüzlerce çıkarımda bulunan ve çok kısa bir sürede zor davaları çözüme kavuşturan o ünlü dedektif. Kitaplarını okumuş, dizisini ve filmini izlemiş biri olarak söyleyeceğim bir şeyse kendisi aslında bir dedektiften çok sanatçı. Çıkarım sanatçısı. Hem karizmatik hem de işinde çok başarılı.

Birkaç ay önce Udemy’nin Black Friday indirimlerinden faydalanarak birkaç kursa kayıt yaptırmıştım. Tabii ki kayıt olduğum kursları düzenli olarak inceleme fırsatım olmuyor ancak bu aralar bir kursa acayip merak sardım. O da Sayın Mustafa Vahit Keskin’in büyük bir emek ve özveriyle hazırlamış olduğu Veri Bilimine Giriş kursu.

Continue reading Çıkarım Sanatı mı? O da ne?

Advertisements

Scrum’ın Temeli PSM I Sınavına Nasıl Hazırlandım?

Yazılım dünyasında proje geliştirmek, günden güne daha etkili kaynak ve zaman yönetimi yetkinliği gerektiriyor. Teknik bilgi ve birikimin dışında proje paydaşları arasındaki iletişimin ve şeffaflığın önemi de gittikçe daha fazla önem kazanıyor.

Ürünün planlama aşamasından son kullanıcı teslimine kadar tüm aşamalarını kapsayan yazılım geliştirme hayat döngüsü de çeşitli metodolojilerin, konseptlerin ve kuralların çerçevesinde oluşturulmuş süreç modelleriyle bu noktada farklılaşıyor. Tüm dünyada günden güne daha da ilgi gören ve birçok organizasyonda uygulanan Agile yani çevik modeller de bu aşamalarının daha verimli yönetilmesini sağlıyor.

Continue reading Scrum’ın Temeli PSM I Sınavına Nasıl Hazırlandım?

Evde Kalmasam Da Ne Yapsam?

“Evde oturan erken ölür.” — Roman Atasözü

https://flic.kr/p/FzSRkJ

Evin yerini tutacak bir şeyin olmadığını düşünüyoruz kimi zaman. Belki de kendimizi en güvende hissettiğimiz alan olduğu için aklımızdan çıkmıyor. Yoksa Paul McCartney’in dediği gibi tatlı bir teslim oluş mu bu? Gerçek şu ki evde ne kadar durmaya yatkınsak, yaşamımız da bir o kadar bu alan arasında sıkışıp kalıyor. Ev alışverişi, ev mobilyası, ev temizliği, ev güvenliği, ev sinema sistemi… derken kendimizin evde konforlu hissetmek halet-i ruhiye ile harcadığı vakit ve nakit tüm ömrümüzü bizden çalıyor. “Ee kardeşim ömür bizim, sana ne isteyen istediği gibi yaşasın!” diye düşünüyorsanız birazdan birkaç farklı noktaya değinerek konuyu irdelemeye çalışacağım. Ama önce şu güzel parçayı dinleyelim.

Continue reading Evde Kalmasam Da Ne Yapsam?

Kalbi gibi Dev Adam: Fúsi

Fúsi

Çevremizdeki bedenlerden sadece biri

Dikkat! Bu film incelemesi spoiler içerebilir.

“Film incelemesi yapmak senin neyine?” diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Lisedeyken çok ilgilendiğim sinema, üniversiteye geçtikten sonra hayli ilgimin söndüğü bir alan oldu. Başka ilgi alanlarına yönelmiş olduğumdan, sinemayı kitaplığımın en üstündeki tozlu raflara saklamış oldum. Ancak hala beni etkileyen filmler üzerine birkaç kelam etmek içimi rahatlatırken tozlu rafları da biraz olsun süpürmüş oluyorum. İşte size evlerimize tıkıldığımız soğuk karlı günleri değerlendirmek adına güzel bir film sunuyorum.

Continue reading Kalbi gibi Dev Adam: Fúsi

Yenice’de Bir Hafta Sonu Kampı

“In a well-ordered universe, camping would take place indoors.” -Morgan Matson

Kamp yapmak ve doğayla iç içe olmak için doğru adres

Kasım ayının ilk hafta sonunda Özyeğin Üniversitesi Doğa Sporları Kulübü olarak Karabük’ün Yenice ilçesine kamp yapmaya gittik. Kulüpçe gerçekleştirdiğimiz ve ekip olarak çok zevk aldığımız bu etkinlikten tüm katılımcıların da aynı zevki yaşamasını birincil gözden görmek bizleri çok memnun etti.

Continue reading Yenice’de Bir Hafta Sonu Kampı

Tatlı Yemeyi Nasıl Bıraktım?

“Life is short, have dessert first.” Joan Smith

Ya da o beni nasıl bıraktı?

Sade bir bireyin gıda tüketimi üzerine kişisel bir değerlendirme

Baştan söyleyeyim sebebi Canan Karatay değil, hayır! Şükür ki diyabet hastası da değilim. Ancak sorunun cevabını açıklamadan önce geçmişimi incelemekte fayda var. Beni yakından tanıyanlar bilir, fazlaca iştahlı biriyimdir. Kendimi bildiğimden beri böyleyim. Ama esas sebebi, beş yaşında geçirdiğim bademcik ve geniz eti ameliyatının bana etkisi. Bademciğim varken devamlı hasta olan, tıfıl ve güçsüz bir çocuktum. Ameliyat sırasında alınması sebebiyle iştahım çok açıldı ve yıldan yıla vücut kütle endeksi grafiğimde büyük bir yükseliş oldu. İlkokul boyunca “şişko” benzeri lakaplar tarafıma çokça takıldı. Sonrasında biraz daha bilinçlendim, kendimi bazı noktalarda durdurmaya çalıştım. Büyük bir diyet aklınıza getirmeyin, sadece ekmeği akşam yemeğinde yemeyi kestim.

Continue reading Tatlı Yemeyi Nasıl Bıraktım?

Bizim Katilimiz Olmayın!

Christian Jean Auguste Niaffe

Christian Jean Auguste Niaffe. 40 ülke gezmiş bir bisikletçi. Fransa’dan geldiği Türkiye’de, emniyet şeridinden gitmesine rağmen virajda arkadan çarpan bir arabanın sonucu katledilmiş biri. Motorlu faşizmin bir başka kurbanı. Katili sadece araç sürücüsü mü? HAYIR!

Katili, hiçbir şeyi doğru düzgün öğretemeyen sürücü kursları, onları denetleyen ve bisikletle ilgili hiçbir teorik ve pratik eğitim vermeyen Milli Eğitim Bakanlığı, sürücüye ehliyet veren emniyet mensupları, iki kuruş parası olana taşıt kredisi veren bankalar, bisiklet farkındalığı oluşturmayan belediyeler, hükümetler… Öyle sahil yoluna ve mahalle aralarına birkaç km bisiklet yolu yapmakla, sahneye çıkıp “Bisiklet sporu çok çok farklı bir spor.” demekle olacak işler değil. Eğitimden başlayarak tüm altyapısal alanlarda bisiklet odaklı dönüşümün gerçekleşmesi şart.

Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde, bir otomobilin virajda arkadan çarptığı Fransız bisikletçi 59 yaşındaki Christian Jean Auguste Niaffe yaşamını yitirdi.

Ve sözüm size hanımlar beyler. Yolda bisikletli görüyorsanız yavaşlayın, korna çalmayın, selektör yapmayın. İki dakika kazanacağım diye sıkıştırmayın, gerektiğinde yol verin. Her gün belki onlarca kaza atlatıyoruz. Ama yine de bunun için mücadele ediyoruz.

Sizden rica ediyorum bizim katilimiz olmayın!


Bu yazı ilk olarak medium blogumda yayınlanmıştır.